2026 Dünya Kupası kura çekiminin ardından gözler L grubuna döndü ve bu grup, turnuvanın belki de en çok konuşulan grubu olarak takvime damga vurdu. 2026 Dünya Kupası grupları arasında dengesi en hassas olanlardan biri sayılan bu kulvarda dört farklı kıtanın temsilcileri bir araya geldi. 1966 yılındaki şampiyonluğun ardından kupaya altmış yıl boyunca yaklaşamamış olan İngiltere, 2018 finalinin acısını hala içinde taşıyan ve Luka Modrić önderliğinde son bir destan peşinde koşan Hırvatistan, Afrika sahalarının köklü ekibi Gana ve sekiz yıllık aradan sonra büyük arenaya geri dönen Panama, 17 Haziran ile 27 Haziran 2026 tarihleri arasında dört farklı şehirde mücadele edecek. Üç Aslan açısından 2018 Moskova yarı finalindeki travmanın silinmesi, Hırvatistan açısından usta kuşağın son perdesinin yazılması, Kara Yıldızlar açısından 2010 Güney Afrika çeyrek finalinin üzerine bir başarı daha eklenmesi ve Kanal Aslanları açısından ülke tarihinin en parlak performansına imza atılması adına 2026 Dünya Kupası L Grubu, açılış düdüğünden son hakem düdüğüne kadar Dünya Kupası maçları takipçilerinin ekran karşısından bir saniye dahi ayrılmasına izin vermeyecek bir program sunuyor.
L grubuna bakıldığında FIFA dünya sıralamasında dördüncü basamakta yer alan İngiltere, ilk bakışta açık ara favori olarak göze çarpıyor. Ancak yedinci sıradaki Hırvatistan, ikinci basamak için verilecek mücadelenin son derece çekişmeli geçeceğini şimdiden ortaya koyuyor. Yirmi sekizinci sıradaki Gana ve kırk üçüncü basamaktaki Panama da turnuvaya kendi gerçeklikleri içinde girerken, bu sıralama tablosu grubun diğer kulvarlara kıyasla daha homojen bir güç dağılımına sahip olduğunu gösteriyor. Sayılar bir yana, futbolun her zaman söylediği bir gerçek var: Sahaya çıkıldığında her şey yeniden yazılır.
Uluslararası bahis sitelerinin yayımladığı oranlar incelendiğinde İngiltere, kupayı kaldırabilecek ilk dört aday içinde net biçimde yerini alıyor. Veri analiz şirketi Opta tarafından kullanılan süper bilgisayar, Üç Aslan’ın şampiyonluk olasılığını yüzde on bir civarında hesaplıyor. Grup birinciliği bahsinde İngiltere yüzde altmış civarında bir orana sahipken, Hırvatistan yüzde yirmi beş seviyesinde grup lideri olma şansı taşıyor. Bu rakamlar, kağıt üstündeki dengenin çok da uçurumlu olmadığını gözler önüne seriyor. Gana yüzde on bandında grup birinciliğini düşlerken, Panama yüzde beşin altında bir oranla kendi destanını yazma peşinde. İkinci basamak yarışında ise Hırvatistan yüzde altmış beş, Gana yüzde otuz, Panama da yüzde yirmi beş seviyelerinde değerlendiriliyor. Tüm bu istatistikler grup tablosunun kağıt üstünde durduğu yeri net biçimde anlatıyor.
Takımlar arasındaki tarihsel bağlantılar, L grubunu daha da merak uyandırıcı hale getiriyor. İngiltere ile Hırvatistan, Avrupa futbolu sahnesinde bugüne kadar on bir kez aynı çimde mücadele etti. İki ekibin en derin izi bırakan karşılaşması ise hiç şüphesiz 2018 Rusya Dünya Kupası yarı finaliydi. Moskova’nın o nefes kesen gecesinde Hırvatistan, Mario Mandzukic’in uzatma dakikalarındaki golüyle 2-1 üstün gelerek tarihinde ilk kez Dünya Kupası finaline yükselmişti. İngiltere için bu sonuç, modern futbol kuşağının kalbinde açılmış bir yara olarak hala kapanmadı. İki ekibin son resmi karşılaşması ise 2020 Avrupa Şampiyonası grup aşamasındaydı; o akşam Üç Aslan, Wembley’de aldığı 1-0’lık galibiyetle 2018 acısını sembolik biçimde kısmen onarmıştı.
İngiltere ile Gana ise bugüne kadar yalnızca iki resmi maçta karşı karşıya geldi ve her iki müsabaka da hazırlık niteliğindeydi. Panama’nın diğer üç rakibiyle olan geçmişine bakıldığında ise Kanal Aslanları’nın Gana, Hırvatistan ve İngiltere ile sayılı sayıda hazırlık karşılaşması bulunuyor. 2018 Rusya Dünya Kupası grup etabında karşılaştıkları İngiltere, sahadan 6-1 gibi farklı bir skorla galip ayrılmıştı. O maçta Harry Kane sahaya çıkarken Dünya Kupası’ndaki ilk hat-trick’ini kaydederek tarihe geçmişti. Söz konusu sonuç, iki takım arasındaki seviye farkını çıplak gözle gösteren bir tablo olarak hatırlanıyor.
Thomas Tuchel’in komutasındaki İngiltere milli takımı, modern futbolun en çok mercek altına alınan ekiplerinden biri olarak 2026 Dünya Kupası’na hazırlanıyor. Alman teknik adam, Ocak 2025’te Gareth Southgate’in yerine bayrağı devraldı. Borussia Dortmund, Paris Saint-Germain, Chelsea ve Bayern Münih gibi kıtanın devleriyle çalışan Tuchel, Chelsea ile 2021 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kaldırmış bir isim. İngiliz Futbol Federasyonu’nun yabancı bir teknik adamı milli takımın başına getirmesi ise ada futbolu adına cesur ve dikkat çekici bir karar olarak değerlendirildi. Tuchel’in görevi tek cümleyle özetlenebilecek kadar net: Üç Aslan’ı 1966’dan bu yana süregelen altmış yıllık kupa hasretinden kurtarmak.
İngiltere milli takımı, dünya futbolunun en ilginç paradokslarından birine sahip ekip olarak öne çıkıyor. Premier Lig küre çapında en zengin lig kabul ediliyor, dünyanın en yüksek bonservisli oyuncuları bu ligde forma giyiyor; ancak Üç Aslan tarihinde yalnızca tek bir Dünya Kupası şampiyonluğu görmüş durumda. 1966 İngiltere Dünya Kupası’nda Bobby Moore’un kaptanlığı ve Geoff Hurst’ün finaldeki hat-trick’i sayesinde alınan o kupanın üzerinden tam altmış yıl geçti. Aradan akan zamanda İngiltere 1990 İtalya organizasyonunda yarı finale çıktı ve Almanya’ya penaltılarla veda etti, 2018 Rusya’da yine yarı finale yükseldi ancak Hırvatistan engelini uzatmalarda aşamadı, 2024 Avrupa Şampiyonası finalinde de İspanya’ya 2-1 mağlup olarak kupanın bir adım gerisinde kaldı.
Söz konusu son yenilgi, Üç Aslan’ın art arda yaşadığı ikinci Avrupa final hayal kırıklığı oldu. 2020 Avrupa Şampiyonası finalinde de İtalya karşısında penaltılarda yıkılmıştı İngiltere. Tuchel’in 2025 yılı boyunca uyguladığı dönüşüm planı, takımın oyun anlayışını yüksek tempo, agresif baskı ve hızlı dikine geçişler üzerine inşa etti. Mart 2026’daki hazırlık karşılaşmalarında Üç Aslan, ABD’yi 3-1 yenmeyi başardı ve Belçika ile 1-1 berabere kaldı. Yine aynı dönemde Wembley Stadyumu’nda Türkiye karşısında alınan 2-1’lik mağlubiyet ise hem Bizim Çocuklar açısından hem de Tuchel’in sistemi adına önemli bir veri olarak istatistiklere geçti.
İngiltere kadrosunun en parlak yıldızı, hiç kuşkusuz Real Madrid forması giyen Jude Bellingham. Yirmi iki yaşındaki orta saha oyuncusu, kariyerine Borussia Dortmund’da başlamış, Real Madrid’e transfer olduktan sonra hem La Liga’nın hem de Şampiyonlar Ligi’nin en ışıltılı isimlerinden biri haline gelmişti. 2024 Avrupa Şampiyonası finalinde Üç Aslan’ın en üretken aktörü gösterilen Bellingham, oyun kurma ve gol atma becerisini aynı potada eriten bir profille hücum hattının kalbinde konuşlanıyor. Yaratıcılık, dripling kabiliyeti ve son üçüncü bölgedeki etkinliği, onu dünyanın en eksiksiz on numaralarından biri konumuna taşımış durumda.
Bayern Münih kadrosuna katılan kaptan Harry Kane ise hücum hattının lokomotifi konumunda. Otuz iki yaşındaki golcü, milli takım formasıyla yüz on dört maçta yetmiş üç gol atarak İngiltere’nin tüm zamanların en üretken golcüsü unvanını uzun süredir koruyor. 2023 yazında Tottenham’dan Bayern’e geçtikten sonra Bundesliga’da art arda iki sezon Avrupa’nın gol kralı olan Kane, 2018 Rusya’da kazandığı Altın Ayakkabı’yı kupayla taçlandırmak isteyen bir lider olarak sahaya çıkacak. Hücum hattının diğer kilit ismi Manchester City’nin yetenekli kanat oyuncusu Phil Foden. Yaratıcılığı ve dripling becerisiyle hücumun derinliğini artıran Foden, takımın kreatif çözümlerinin merkezinde duruyor. Sağ kanatta ise Arsenal forması giyen Bukayo Saka tartışmasız ilk tercih konumunda. Yirmi dört yaşındaki Saka, Premier Lig’deki sezon performansıyla turnuvanın en ışıltılı genç isimleri arasında gösteriliyor. Newcastle United’ın hızlı kanat oyuncusu Anthony Gordon ile Liverpool orta sahacısı Curtis Jones da Tuchel’in elindeki güçlü alternatifler arasında yer alıyor.
Orta sahada Bellingham’a Phil Foden ve Trent Alexander-Arnold eşlik ediyor. Yirmi yedi yaşındaki Alexander-Arnold, 2025 yazında Liverpool’dan Real Madrid’e transfer olarak kariyerinde yeni bir sayfa açmıştı. Sağ bekte ya da defansif orta sahada görev yapabilen çok yönlü profili, Tuchel’in taktik esnekliğine ciddi katkı sağlıyor. Orta sahanın motoru ise Arsenal’de forma giyen Declan Rice. Yirmi yedi yaşındaki defansif orta saha, takımın orta saha hattındaki dengenin kalbinde duruyor.
Defans hattında Manchester City stoperi John Stones ile Manchester United’ın tecrübeli ismi Harry Maguire önde geliyor. Otuz dört yaşındaki Maguire, 2018 Rusya Dünya Kupası’nda Üç Aslan’ın savunma hattındaki en üretken oyuncularından biriydi. Sol bekte Chelsea formasıyla mücadele eden Levi Colwill öne çıkarken, sağ bekte Burnley’e transfer olan deneyimli Kyle Walker görev yapıyor. Otuz altı yaşına rağmen Walker, milli takım kapısını açık tutmaya devam ediyor. Kale önünde ise Everton forması giyen Jordan Pickford bir numara olma özelliğini koruyor. Brentford’a transfer olan Dean Henderson da kadrodaki yedek kaleci olarak yer alıyor.
İngiltere’nin taktiksel kimliği, Tuchel’in modern futbol felsefesiyle yoğrulmuş durumda. Genellikle 4-3-3 dizilişini tercih eden Alman teknik adam, Bellingham’ı ofansif on numara konumunda kullanıyor; Kane’i ise hücumun ucundaki yarı sahte forvet rolünde değerlendiriyor. Saka ve Foden gibi kanat yetenekleri, takımın hızlı geçiş hücumlarındaki başlıca silahları konumunda. Defansif organizasyon ise Rice’ın orta saha hattındaki kontrolü üzerine inşa edilmiş durumda. Tuchel’in bu sisteminin temel hedefi, takımın bireysel kalitesini ortak bir oyun fikrine dönüştürerek sahada birleşik bir kimlik yaratmak.
Üç Aslan’ın belki de en kritik zayıf noktası, sayısal üstünlüğüne karşın kompakt savunma blokları önünde hücum çözümü üretmekte zorlanması. 2024 Avrupa Şampiyonası finalindeki İspanya yenilgisinde de bu eksiklik açıkça gün yüzüne çıkmıştı. Tuchel’in görevi yalnızca taktiksel düzenleme yapmakla sınırlı değil; takımın baskı altında kaldığı kritik anlarda ayakta durmasını sağlayacak mental dayanıklılığı da inşa etmek zorunda.
Hırvatistan, son iki Dünya Kupası organizasyonuna damga vuran ekip olarak 2026 Dünya Kupası’na geliyor. 2018 Rusya’da finale yükselip Fransa’ya 4-2 boyun eğen Şahinler, 2022 Katar’da ise üçüncülük başarısını yakalamıştı. Yaklaşık dört milyon nüfuslu bu küçük Balkan ülkesi, modern futbolda nüfusuna oranla en başarılı milli takım olarak gösteriliyor. Üst üste iki Dünya Kupası madalyası kazanmış olmaları, futbol istatistikleri açısından gerçekten olağanüstü bir başarı tablosu çiziyor.
Zlatko Dalić’in çalıştırdığı takımın kalbi tartışmasız Luka Modrić. Otuz dokuz yaşına basmış usta orta saha oyuncusu, 2018 Ballon d’Or sahibi ve Real Madrid kariyerinde altı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamış bir efsane. Modrić, Hırvatistan formasıyla yüz seksen üzerinde maça çıkarak ülke tarihinin en çok forma giyen ismi konumuna yükseldi. 2025-26 sezonunda Real Madrid’den ayrılarak AC Milan’a katılan Modrić, kariyerinin geç döneminde bile orta saha kontrolündeki ustalığını sürdürüyor. 2026 Dünya Kupası, büyük olasılıkla Modrić’in son büyük turnuva yolculuğu olacak ve bu durum takımın motivasyonunu zirveye taşıyan ek bir faktör niteliği taşıyor.
Defans hattının yıldızı Manchester City forması giyen Joško Gvardiol. Yirmi dört yaşındaki Hırvat stoper, Premier Lig’in en güvenilir savunma oyuncuları arasında konumlanıyor. Forvet hattında RB Salzburg formasıyla oynayan Dion Drena Beljo ile Mislav Oršić gibi alternatifler bulunuyor. Manchester City forması giyen Mateo Kovačić ise Modrić’in yanında orta saha çekirdeğinde yer alıyor. Otuz iki yaşındaki tecrübeli orta saha oyuncusu, City’de geçirdiği yıllarla turnuvaya ciddi bir Premier Lig deneyimi taşıyacak.
Defans hattında Gvardiol ile birlikte Sevilla’da görev yapan Josip Šutalo görev alıyor. Kale önünde ise Hırvatistan’ın bir numarası Dominik Livaković, Fenerbahçe’den transfer olduğu yeni kulübünde istikrarlı bir grafiğe sahip. Otuz yaşındaki kaleci, 2022 Katar Dünya Kupası’nda son on altı turunda Japonya, çeyrek finalde Brezilya karşısında kurtardığı penaltılarla turnuvanın yıldızlarından biri konumuna gelmişti. Türk Süper Lig’inde Trabzonspor formasıyla forma giymiş olan Livaković, Türk futbolseverler için son derece tanıdık bir isim niteliği taşıyor.
Hırvatistan’ın eleme süreci dramatik bir şekilde geçti. UEFA L Grubu’nu (sembolik bir tesadüf olarak grup harfi de aynı) Çekya’nın ardından ikinci sırada tamamlayıp play-off’a kalmaları gerekirken, son haftalardaki istikrarlı performans sayesinde doğrudan kotayı garanti ettiler. Kasım 2025’teki eleme maçında Türkiye’yi 6-1 yenmiş olmaları, o dönemde Türk futbolunun motivasyonuna büyük darbe vurmuştu. Ancak Türkiye sonradan toparlanarak play-off etabından turnuvaya yükselmeyi başardı.
Hırvatistan’ın futbol felsefesinin kalbinde orta saha hakimiyeti ve top kontrolündeki ustalık yatıyor. Modrić, Kovačić ve Brozović üçlüsünün oluşturduğu hat, dünya futbolunun en deneyimli ve nitelikli orta saha üçlülerinden biri kabul ediliyor. Bu üçlü 2018 Rusya finalinde de aynı dizilişle sahaya çıkmıştı. Ancak yaş ortalamasının ciddi biçimde yükselmiş olması, fiziksel olarak turnuvanın zorlu maratonu açısından ciddi bir risk yaratıyor. Tempo kayıpları ve toparlanma süreleri, Şahinler için sahadaki en büyük bilinmeyen olarak duruyor.
Gana, son olarak 2022 Katar Dünya Kupası’nda boy göstermiş ve grup aşamasında veda etmek zorunda kalmıştı. Kara Yıldızlar lakaplı takım, beşinci Dünya Kupası katılımıyla 2026 organizasyonunda yer alıyor. Tarihsel açıdan Gana’nın en ışıltılı Dünya Kupası macerası 2010 Güney Afrika’da yaşanmıştı. Çeyrek finalde Uruguay’a karşı oynanan o efsanevi karşılaşmada uzatma dakikalarındaki bir el oyunu (Luis Suarez’in kırmızı kart gördüğü ve ardından Asamoah Gyan’ın penaltıyı direkten döndürdüğü an), Afrika futbolunun yarı finale ulaşmasını engelledi. Bu karşılaşma, Afrika kıtasının yarı finale en çok yaklaştığı an olarak tarihteki yerini koruyor.
Otto Addo yönetimindeki takım şu an bir kuşak değişiminin tam ortasında bulunuyor. Yıldız ismi, Athletic Bilbao’dan Manchester United’a transfer olan kanat oyuncusu Inaki Williams. Bilbao doğumlu otuz bir yaşındaki forvet, kardeşi Nico Williams İspanya milli takımı formasını tercih ederken kendisi 2022’de Gana’yı seçmişti. Hızı, atletik yapısı ve gol vuruculuğuyla Premier Lig’de adından sıkça söz ettiren bir oyuncu konumunda. Kardeşi Nico ile birlikte futbol tarihinde aynı turnuvada iki farklı milli takım formasıyla sahaya çıkacak ilk kardeşler arasında olabilirler. Bu durum, futbol tarihçilerinin yakından izleyeceği bir detay.
Bir diğer parlak isim, Bayer Leverkusen forması giyen genç forvet Mohammed Kudus. Yirmi beş yaşındaki çok yönlü oyuncu, Premier Lig’deki West Ham günlerinin ardından Bundesliga’da kendine geniş bir alan açtı. Kudus, hem ofansif on numara hem de kanat pozisyonunda görev yapabilen profiliyle takımın yaratıcı motorlarından biri. Wolverhampton Wanderers formasıyla mücadele eden Salis Abdul Samed gibi orta saha oyuncuları, takımın orta saha derinliğini artıran isimler arasında yer alıyor. Gana ile Türk futbolu arasındaki bağlantı tarihi de bir hayli derin. Kayserispor ve Galatasaray gibi kulüplerde geçmişte forma giymiş Ganalı isimler, iki ülke arasında köklü bir futbol köprüsü kurulmasını sağlamıştı.
Kara Yıldızlar’ın eleme süreci de tahmin edileceği üzere zorlu geçti. CAF I Grubu’nda Komorlar, Madagaskar, Mali, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti ile yer aldıkları kampanyada lider sırada bayrağı taşıdılar. On maçlık eleme sürecinde sekiz galibiyet ile iki beraberlik kaydederek yirmi altı puan topladılar ve grup birinciliğini elde ettiler. Ancak bu eleme sürecinin başlıca eleştirisi, alt seviye rakipler karşısında oynanmış olması. İngiltere ve Hırvatistan gibi Avrupa devleri karşısında alacakları sonuçlar, eleme tablosunun gerçek anlamını yeniden değerlendirmemizi sağlayabilir.
Panama, 2018 Rusya Dünya Kupası’nda ülke tarihinde ilk kez büyük arenaya çıkmış ve grup etabını üç maçtan üç mağlubiyetle kapatmıştı. O turnuvada İngiltere’ye 6-1, Belçika’ya 3-0 ve Tunus’a 2-1 yenilen Kanal Aslanları, 2022 Katar’a katılamamış olmanın hayal kırıklığını da yaşamıştı. Sekiz yıllık aranın ardından geri dönen Panama, CONCACAF üçüncü tur eleme aşamasını başarılı biçimde tamamlayarak doğrudan Dünya Kupası vizesini cebine koydu. Bu tablo, ülke futbolunun gelişiminin en güçlü kanıtı olarak kabul ediliyor.
Thomas Christiansen tarafından çalıştırılan takımın yıldızı, MLS ekibi LA Galaxy formasıyla oynayan otuz beş yaşındaki kanat oyuncusu Adalberto Carrasquilla. Tecrübeli forvet José Fajardo ise Kanal Aslanları’nın hücum lokomotifi konumunu taşıyor. Birmingham City forması giyen Cesar Yanis orta sahanın çekirdeğinde yer alıyor. Otuz iki yaşındaki Cecilio Waterman ise takımın mücadeleci ruhunu sahaya yansıtan oyuncuların başında geliyor. Panama’nın futbolu, kompakt savunma ile hızlı kontratak fikri üzerine kurulu. Christiansen’in disiplin odaklı yaklaşımı, takımın sıkı bir savunma bloğu oluşturarak rakiplerin atak çıkışlarını başlamadan engellemesini sağlıyor.
2018’deki tecrübesizlik dönemini geride bırakan Panama, bu kez en azından bir karşılaşmadan puan toplayarak grup turunun üçüncü sırasını zorlamayı planlıyor. Kanal Aslanları’nın Türk futbolseverler ile özel bir bağı bulunmuyor; ancak Orta Amerika’nın en iyi temsilcisi konumuyla grupta beklenmedik sonuç çıkarma kapasitesini elinde tutuyor. Sürpriz arayan futbol takipçileri için Panama’nın kontratak performansı izlenmeye değer bir başlık olabilir.
Dünya Kupası 2026 puan durumlarına bakıldığında L grubunun, İngiltere’nin grup birinciliği ve Hırvatistan’ın grup ikinciliğiyle şekillenmesi en güçlü ihtimal olarak değerlendiriliyor. Bahis sitelerinin yayımladığı oranlara göre İngiltere’nin grup lideri olma olasılığı yüzde altmış, Hırvatistan’ın ise yüzde yirmi beş seviyesinde. Gana yüzde on beş, Panama ise yüzde beşin altında bir oranla grup birinciliği umuduyla mücadele edecek. İkinci basamak yarışı çok daha hareketli; Hırvatistan yüzde altmış beş, Gana yüzde otuz, Panama da yüzde yirmi beş seviyesinde değerlendiriliyor.
Üç Aslan açısından kritik veri 17 Haziran’daki Hırvatistan açılış maçı. Bu karşılaşma hem 2018 yarı final acısının onarılması hem de grup birinciliği için ana belirleyici müsabaka olarak öne çıkıyor. Şahinler için bu maç, son büyük turnuva yolculuğunda erken bir zafer fırsatı niteliği taşıyor. Gana ile Panama arasındaki açılış mücadelesi ise gruptan çıkma yarışının yan koridorunda yer alıyor. Eğer Panama, Gana karşısında sürpriz bir galibiyet alırsa, gruptan çıkış denklemini iyice karmaşık bir hale sokacak.
Gruptan çıkma senaryoları açısından L grubunun birincisi, son 32 turunda E, H, I, J veya K Gruplarının üçüncülerinden biriyle karşılaşacak. İkincisi ise K Grubu (Portekiz’in yer aldığı grup) ikincisiyle eşleşecek. Bu durum, İngiltere’nin grup birinciliğini elde etmesi halinde son 32 turunda nispeten daha kolay bir rakiple karşılaşacağı anlamına geliyor. Ancak grup ikinciliği senaryosunda Portekiz veya Kolombiya gibi güçlü bir ekiple eşleşme ihtimali, Tuchel’in stratejisini doğrudan etkileyecek bir faktör. FIFA’nın yeni eşleşme yapısı sayesinde İngiltere, en yüksek FIFA sıralı diğer üç takımdan (İspanya, Arjantin, Fransa) yarı final aşamasına kadar uzakta tutulacak.
Türk futbolseverler açısından L grubunun birden fazla özel bağlantısı bulunuyor. Hırvatistan kalecisi Dominik Livaković Trabzonspor formasıyla Süper Lig’de oynamıştı; Türkiye’nin Hırvatistan’a Kasım 2025’te 6-1 yenildiği eleme maçı hala futbol kamuoyunun belleğinde tazeliğini koruyor. Eleme grubunda iki ülkenin aynı kulvarda yer alması, takımlar arasındaki rekabet kültürünü canlı tutan bir faktör olmuştu. Modrić’in muhtemel son Dünya Kupası macerasını izlemek isteyen futbol takipçileri için bu grup, Messi ve Ronaldo gibi isimlerle birlikte futbol tarihindeki bir kuşağın vedasına tanıklık etme şansı sunuyor.
L grubunun karşılaşmaları beş ayrı stadyumda futbolseverlerle buluşacak. Açılış mücadeleleri 17 Haziran 2026 Çarşamba günü oynanacak. İngiltere ile Hırvatistan, Arlington’daki AT&T Stadium’da Doğu saatiyle 16.00, Türkiye saatiyle 23.00’te karşı karşıya gelecek. NFL ekibi Dallas Cowboys’un kullandığı seksen bin kişilik kapasiteli AT&T Stadium, bu büyük karşılaşmaya görkemli bir atmosfer hediye edecek. Söz konusu maç, 2018 Rusya Dünya Kupası yarı finalinin tarihsel bir tekrarı olarak da öne çıkıyor. Aynı gün Gana ile Panama, Toronto’daki BMO Field’da Doğu saatiyle 19.00, Türkiye saatiyle ertesi gün 02.00’de mücadele edecek.
İkinci hafta maçları 23 Haziran 2026 Salı günü oynanacak. İngiltere ile Gana, Boston yakınlarındaki Foxborough’da bulunan Gillette Stadium’da Doğu saatiyle 16.00, Türkiye saatiyle 23.00’te karşılaşacak. Bu karşılaşma, Inaki Williams ile Üç Aslan yıldızları arasındaki ilginç kültürel bir buluşma olarak da öne çıkıyor. Aynı gün Panama ile Hırvatistan, yine Foxborough’daki Gillette Stadium’da Doğu saatiyle 19.00, Türkiye saatiyle ertesi gün 02.00’de oynanacak. Modrić’in 2018 Rusya finali sonrasında Panama tarzı kompakt bir takım karşısında oynayacak olması, futbol dünyasının özellikle ilgi gösterdiği bir buluşma niteliği taşıyor.
Üçüncü ve son hafta karşılaşmaları 27 Haziran 2026 Cumartesi günü eş zamanlı oynanacak. Panama ile İngiltere, finalin de oynanacağı New Jersey’deki MetLife Stadium’da Doğu saatiyle 17.00, Türkiye saatiyle ertesi gün 00.00’da; Hırvatistan ile Gana ise Philadelphia’daki Lincoln Financial Field’da aynı saatte başlayacak. MetLife Stadium’da oynanacak Panama İngiltere maçı, 2018 Rusya’daki 6-1’lik mağlubiyetin intikamı için Kanal Aslanları’na altın bir fırsat tanıyor. Hırvatistan Gana karşılaşması ise ikinci sıra yarışının sonucunu belirleyecek nitelikte olacak.
L grubu maçlarının saatleri, Türk seyircisi açısından oldukça uygun bir program oluşturuyor. Açılış maçları akşam saatlerinde, ikinci hafta maçları akşam ve gece saatlerinde, son hafta maçları ise gece geç saatlerinde ekrana yansıyacak. İngiltere Hırvatistan açılış maçının saat 23.00’te, Panama İngiltere kapanış maçının ise gece 00.00’da başlayacak olması, Türk futbolseverler açısından nispeten rahat takip edilebilecek bir program sunuyor.
L grubu açısından en olası senaryo, İngiltere’nin grup birinciliği ve Hırvatistan’ın grup ikinciliği şeklinde gruptan çıkmaları yönünde. Ancak 17 Haziran’daki açılış maçının sonucu, bu kampanyanın yönünü doğrudan belirleyecek. Eğer Hırvatistan İngiltere’yi yenerek bir kez daha tarihi bir an yaratırsa, grup birinciliği yarışı son maça kadar belirsiz bir tablo çizecek.
Üç Aslan açısından beklenti, 1966’dan bu yana ilk Dünya Kupası şampiyonluğunu kaldırmak. Tuchel’in taktiksel deneyimi, Bellingham’ın yaratıcılığı, Kane’in gol vuruculuğu ve Saka’nın hızı, İngiltere’nin altmış yıllık hasrete son verme yolundaki temel araçları olarak öne çıkıyor. Ancak takımın 2024 Avrupa Şampiyonası finalinde sergilediği baskı altında oyun problemleri, hala çözülmesi gereken bir konu olarak ortada duruyor. Tuchel’in görevi, takımı büyük baskı anlarında ayakta tutacak bir mental yapıyla donatmak.
Şahinler açısından 2026 Dünya Kupası, Modrić’in son büyük macerası olarak duygusal anlamı çok büyük bir turnuva. Modrić, Kovačić ve Brozović üçlüsünün son sözünü söyleyebileceği bir organizasyon olarak gündemde yerini koruyor. Eğer takım 2018’deki finale yükselme veya 2022’deki üçüncülük performansını tekrar edebilirse, Modrić’in uluslararası kariyerinin son anlamlı zaferi olarak tarihe geçecek bir başarı tablosu ortaya çıkacak.
Gana ve Panama açısından hedefler ise daha mütevazi bir çerçeveye sahip; sahaya çıkacakları her dakikayı bir gurur kaynağı olarak yaşamak ve en azından bir karşılaşmadan puan toplayarak ülke futbolu adına sembolik bir başarı elde etmek. Inaki Williams’ın gol bulması, Kara Yıldızlar’ın kampanyasındaki en kritik faktör olarak öne çıkıyor. Panama açısından ise sahada disiplinli bir bütünlük sergilemek ve 2018’deki imajı tersine çevirmek başlıca öncelik.
Genel resme bakıldığında 2026 Dünya Kupası L Grubu, takvimdeki en sembolik gruplardan biri olarak ön plana çıkıyor. İngiltere’nin altmış yıllık hasret hikayesi, Modrić’in veda yolculuğu, Inaki Williams’ın kardeşi Nico ile aynı turnuvada farklı milli takım formalarıyla sahaya çıkma ihtimali ve Panama’nın 2018 yenilgisinin onarılması umudu, futbol takipçilerine zengin bir mücadele paleti sunuyor. Her takımın hikayesi farklı, ancak hepsinin bir ortak noktası var: Dünyanın gözünün üzerinde olduğu bu turnuvada kendi tarihlerine yeni bir sayfa eklemek.
Türk futbolseverler açısından 2026 Dünya Kupası L Grubu maçlarının da TRT 1 ve TRT Spor kanallarından şifresiz olarak yayınlanacağı doğrulandı. İngiltere gibi turnuvanın en güçlü adaylarından birini barındıran L grubu, Türk seyircisinin yoğun ilgi göstereceği maçlara ev sahipliği yapacak. Dünya Kupası canlı yayın programı, açılış maçı olan İngiltere Hırvatistan karşılaşmasından son hafta Panama İngiltere mücadelesine kadar tüm önemli müsabakaları kapsayacak. Eş zamanlı oynanan son hafta maçlarında öne çıkan Panama İngiltere karşılaşması TRT 1’de, Hırvatistan Gana maçı ise TRT Spor’da ekrana yansıyacak.
L grubu, Türk futbolseverler açısından iki özel bağlantı barındırıyor. Hırvatistan’ın bir numaralı kalecisi Dominik Livaković, Trabzonspor formasıyla Türk Süper Lig’inde forma giymişti. 2022 Katar Dünya Kupası’nda penaltı kahramanı olarak akıllarda yer eden Livaković, Türk seyircisi açısından son derece tanıdık bir isim. Aynı şekilde Türkiye milli takımının Hırvatistan ile UEFA elemelerinde aynı grupta yer almış olması, iki ekip arasındaki rekabet ilişkisini Türk futbol kamuoyunda taze tuttu. Mart 2026’da Wembley’de oynanan ve Türkiye’nin 2-1 galip geldiği hazırlık maçı ise Üç Aslan karşısında Bizim Çocuklar’ın çıkardığı önemli bir performans olarak hafızalarda yerini koruyor.
Dünya Kupası canlı maç yayınları arayan futbolseverler için TRT’nin dijital platformu Tabii üzerinden tüm karşılaşmalara erişim sağlanacak. Bilgisayar, akıllı telefon ve tablet üzerinden uygulamayı indirip kayıt olan herkes, L grubu maçlarını canlı olarak takip etme imkanına sahip olacak. Maç saatleri Türkiye saatiyle değerlendirildiğinde program çoğunlukla akşam ve gece saatlerine denk geliyor: İngiltere Hırvatistan açılış maçı saat 23.00’te, İngiltere Gana mücadelesi yine 23.00’te, Panama İngiltere kapanış maçı ise gece 00.00’da ekrana gelecek. Söz konusu saatler, Türk futbolseverlerin günlük programına rahatlıkla yerleşebilecek prime time dilimine yakın bir takvim ortaya koyuyor.
TRT’nin turnuva boyunca futbolseverlere sunacağı içerik paketi yalnızca canlı yayınlarla sınırlı kalmayacak. Thomas Tuchel’in İngiltere milli takımındaki dönüşümünü ele alan analiz programları, 2018 Rusya Dünya Kupası yarı finalindeki Hırvatistan İngiltere mücadelesinin tarihsel bir tekrarı olarak son durumun değerlendirilmesi, Luka Modrić’in muhteşem kariyerine dair retrospektif yapımlar ve Inaki Williams’ın kardeşi Nico ile aynı turnuvada sahaya çıkma hikayesi, L grubu özelinde sunulacak yayın paketleri arasında yer alacak. Bizim Çocuklar’ın D Grubu maçlarına ek olarak L grubu, Premier Lig taraftarlarının Türk Süper Lig sezonunda izlediği oyuncuları milli takım formasında izleme şansı sunduğu için takip edilesi en heyecan verici alanlardan biri haline gelecek. Böylece Dünya Kupası maçları, TRT ekranlarında bir efsane futbol kuşağının veda yolculuğunu ve modern futbolun en hırslı milli takımlarından birinin altmış yıllık kupa hasretini ön plana çıkaran bir yayın akışıyla futbolseverlerin günlük programının merkezine yerleşecek.
2026 Dünya Kupası L Grubu, futbolun her boyutuyla buluştuğu bir kulvar olarak önümüzdeki yaza damga vurmaya hazırlanıyor. Tarihsel rekabetler, kuşak değişimleri, veda törenleri ve sürpriz potansiyeli barındıran bu grup, Türk futbolseverlerin TRT 1, TRT Spor ve Tabii üzerinden canlı olarak takip edebileceği unutulmaz mücadelelere kapı aralayacak. Açılış düdüğü çalana kadar tüm tartışmalar kağıt üstünde kalacak; ancak 17 Haziran 2026’da AT&T Stadium’un yeşil sahasında top yuvarlanmaya başladığında, futbolun gerçek hikayesi yazılmaya başlayacak.
Futbol’un beşiği olarak bilinen İngiltere’nin Dünya Kupaları Tarihi’nde 2. kez dördüncülüğü vardır. Bunun yanında en büyük başarıları ise 1966 yılında…